Ekim 21, 2007

YiĞiDiM aSLaNıM uĞRuNa YaTıYoR...




Adıyaman, İstanbul, Afyon, Aydın, Yozgat... Bundan daha içten,gerçek ve güçlü bir çığlık var mı?.. Kaç ananın kaç babanın yüreği yandı yine...En büyüğü 21-22 yaşında olan gencecik bedenler... Vatanları uğruna, daha çocuk yaşta...Kimisinin tezkeresini almasına 7 hafta kalmış... Kimisi evlenmiş askere gitmiş...Hakkari'ye giderken nasıl vedalaştılar acaba sevdikleriyle?.. Biliyorlar mıydı aileleri onları uğurlarken bir dahaki görüşmeleri tabut başında olacak? Döktükleri kanları bayrak olarak üstlerine serilecek?..

Peki karşıdaki caniler?.. 32 can aldık şehitlerimizin kanlarına karşılık... Yeter mi?..Yıllardır gencecik oğullarımızı bizden çalan bu yobazlara anlamaları için...

Yüreğimiz yanıyor... Bilmiyorlar mı ki bizim yüreğimiz ne kadar yanarsa öfkemiz de o kadar büyüyor... Bilmiyorlar mı biz 70 milyon tek yüreğiz ve istersek tüm dünyayı onlara dar ederiz...

Görüntüler, fotoğraflar, mektuplar kaldı onlardan geriye... Bir de bu vatan... Onlar bizim için canlarını feda ettilerse eğer... Bizde onlar rahat uyusun diye alacağız intikamımızı hem yapandan hem yardım edenden... Onlar dağları evleri olarak görüyorlarsa bizde onlara evlerinde mezar kazacağız...

SEN RAHAT UYU ŞEHİDİM...

Ekim 20, 2007

MiNi MiNi BiR KuŞ DoNMuŞTu... PeNCeReMe KoNMuŞTu...

Düşün ki minik bir kuşum ben,
Yüreği küçük,
Ama sevgisi büyük…
Sen ise küçük bir çocuk,
Büyümeye hevesli,
Büyük hayallerle yoğrulan…
Gelip bir gün konuyorum avucuna,
Ne yapacaksın şimdi?..
Biliyor musun beni nasıl tutacağını?..
Çok sıkarsan dayanamaz küçük yüreğim,
Durur avuçlarında o anda…
Ya gevşek bırakırsan parmaklarını,
Bu sefer de uçup giderim,
Bulduğum aralıktan süzülürüm özgürlüğüme…
Öyle tut ki kanatlarım incinmesin,
Büyüyeyim avuçlarında,
O kanatlarla seni de taşıyım sonsuzluğa…
Sakın bırakma serbest,
Doğamda var özgürlük benim,
Ne kadar sevsem de seni,
Avuçlarında ki güveni,
Dayanamam o çekiciliğe,
Kapılır giderim yine uzaklara…
Dönmeye karar versem bile sonra,
Bulamam seni bıraktığım yerde…
Şimdi haydi tut beni…
Bil ki seni bekliyorum avuçlarında…
Tut birlikte büyüyelim…

Ekim 07, 2007

Eylül 27, 2007

Super Lilly

Acayip bir çocuk kendimden utandım :(
İşte Lilly...

Arap Kızı...


Benim bir minik kardeşim var bilenler bilir. Gerçi artık pek minik kelimesi onu tanımlamak için yeterli kalmıyor ya büyüdü kereta.

Neyse biz gelelim asıl meseleye. Benim güzeller güzeli kara miniğim sağolsun ders çalışmak konusunda binbir türlü takla attırıyor bize.

Dün akşam aramızda geçen bir dialogu paylaşmak istedim sizlerle :)

Öğrendik ki bizim ufaklığın ertesi gün ingilizce sınavı varmış. Bizim ki ödevini yapmış ama bitirir bitirmez baktım hemen bilgisayar başına kurulmuş oyun oynuyor. Devamı şöyle:

B: Ablacım istersen biraz ingilizce çalış bak yarın sınavın varmış.
T: Çalıştım ben
B: Ödev yaptın sadece ablacım biraz kelime çalış bak bilemediklerin var. Sınavdan düşük not almanı istemeyiz di mi?
T: Of ablaaaaaaa
B: ... (içten kızmaya başlamışımdır ama yine de kendimi tutarım bişey demem)

Ve bombayı tam o sırada ufaklık patlatır.

T: Zaten bilmediğim sorular çıkacak neden çalışayım ki abla?..
B: ... (Dumur oldum ne diyebilirim ki????)

16 senedir bu benim aklıma neden gelmedi acaba?..

Eylül 26, 2007

Ateş yağmurunda çırılçıplak...


Söyle hadi anlat dedim.
Ben sordukça sen sustun. İçindekileri sakladın durdun. Ben sordum sen kaçtın. Boşver anlatma kalsın sana dedim bende ne söyliyeyim! Açmadın ki bana içini! Ben ne kadar açabiliyorum ki sana içimi? Boşver bırakalım böyle mutluyuzdur belki biz. Bizim ki de böyle bir şeydir işte.

Hiç bir zaman yaşanmayacak bir sevdanın iki tarafıyız biz seninle. Yaşamak isteyip duygularına dizgin vuramayan ama her seferinde geri döndüğünde; o devamlı surette yaşamak zorunda olduğun yere; pişmanlık duyan... Gidemeyen, kalamayan. Bu yüzden devamlı yüzünü gördüğünde acıyan bir kalple yaşayan.

Hadi canım geç oldu... Dön artık yaşadığın gizeme... Ne sende ne bende var o güç "gitme kal" demeye...

Kapat gözlerini dal o derin uykuna şimdi... Belki gelirim rüyana iyi geceler öpücüğü vermeye...